SON DAKİKA

Allah Düşmanın Bile Şereflisini Versin

Bu haber 03 Mart 2018 - 12:42 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Allah Düşmanın Bile Şereflisini Versin

İmam-ı Şafii’ye (rh.a) sorulmuş; “fitne zamanında hakkı tutanları nasıl anlarız” diye, o da cevap etmiş; “düşman okunu takip edin, o sizi Hak ehline götürür.” Bu söz bugünlerde tam yerine rast gelir veciz bir sözdür, kimileri harcıâlem olarak kullansa bile.

Reisicumhurumuzun, Üstadımız Kadir Mısıroğlu’nu ziyaretinden beri, görsel ve yazılı basını takibe biraz hız verip, ‘tesirsiz’ düşman oklarının gittiği yere bakıyorum. Çalakalem yazılarına zaman zaman müşahede ettiğim bazı münevver (kemalistçesi aydın) görünümlü, kafası 1923-1938 arasında kalmış, ne ileriden ne de geriden bir ibret ihraç etmek şöyle dursun, 1923 öncesini hatırladığında “besmele görmüş şeytana dönen” 1938 sonrasını hatırladığında ise bir başvekil ve 2 vekilin kanına giren ve dahi milletin kanını emen darbeler silsilesinin, koalisyonla memleketi viran eyleyen hükumetlerin cümlesinin, baş mimarlarının günümüzde dahi dalkavukluğunu yapan kesimin gayesizce; son 40 yıla damga vurmuş (muhtemelen daha fazladır), gençliğin hamisi ve teminatı Üstada iftiralarını ve o iftiralarda boğuluşlarını, temaşa ediyorum. “Allah düşmanın bile şereflisini versin” niye denildi. Çünkü şerefli düşman, hasmı hasta yatağındayken, ona mesnetsiz iftiralarda bulunmak suretiyle hücum etmez. Yani kalleşlik yapmaz, hasmı arkasını döndüğünde, yere düştüğünde darbe vurmaz. Cesareti varsa yüz yüze iken yapar ne yapacaksa. Aksi takdirde dediğimiz gibi bu kalleşliğe girer.

Elinde eğer ki düşmanının aksi fikrini ihtiva eden delilli bir beyanı varsa onu arz eder, yoksa susar! Ama beyni, serdettiğimiz gibi (15 sene aralığında) geride kalan ve “laiciusluğa,” kafa yormaktan memlekette olup bitenleri ölçü ittihaz ettikleri kemalizm haricinde hiçbir mizanla tartmadan izahatta bulunan bu ‘türedi’ güruh, mantıkla izahı mümkün olmayan hücumlarla, gençliğin gönlünde taht kurmuş Üstadı itibarsızlaştırmaya, bu itibarsızlaştırmadan itibar elde etmeye, Üstada hücumlardan rey devşirmeyi planlamaya, gündem oluşturmaya, Üstad üzerinden nam yapmaya uğraşadursunlar. Nasıl olsa 40 seneden beri uğraşıyorlar, bir şey elde edemediler, yine edemeyecekler. Yine popo üstü oturacaklar.

İlmi bir vesikaları yok, fikir olarak sunacak bir delilleri yok, konuşacak kelamları ‘uydurukça’, Üstadın ne söylediğini anlamıyorlar, dedik ya kafaları bir yerlere sıkışmış hiçbir tarafa döndüremiyorlar, bunun içinde Üstada hücum ediyorlar.

*******

Dikkatimi çeken bir hususu daha paylaşmak istiyorum; Üstadın seneler evvel bir kitap fuarında “her oluş bir zamana rehn olunmuştur” beyanını malum güruhun ‘münevverleri’ (onlara göre aydın, bana göre karanlıklar) güya iktibas edip, bu beyanı tenkit edecekler, aslında daha bu beyanı doğru idrak etmemişler ki, tenkitleri olsun. Bu beyanı kendilerince şöyle yazmışlar aklı müşevveşler;

“her ulus bir zamanda rehin tutulmuştur”
 “her ulus bir zamana rehmolunmuştur”
“her ulus bir zamanda vehm olmuştur”
“her oluş bir zamana rehm olmuştur”
“her oluş bir zamana recmolmuştur” bunlar hatırladığım, kim bilir hatırlayamadığım daha ne herzeleri, affedersiniz “ossur ossur ipe dizleri” var.

Kimisi de beyanın bu bölümünü anlamamış olacak ki, yazısına bu bölümü dâhil etmemiş. Yahu siz daha Üstadın ne dediğini idrakten acizsiniz, kalkmış bir de tenkite yelteniyorsunuz. Hakikaten “Kemalist, mantıkla ilişkisini kesen” demekmiş yahu!

Bir başka misal; Üstad diyor ki; “Demokrasiye geçildiğinden beri safha safha kötülük azalmakta.”

‘münevver’; “demokrasiye geçildiğinden beri ‘sapa sapa’…ilh.” anlayıp öyle yazıyor.

Bunlar saymakla bitmeyecek kadar çok. Allah cc akıl fikir nasip etsin, ne diyelim.

Bu arada paylaşmak istediğim hatıra da var; bir keresinde kıymetli bir ağabeyimize; “Üstad yabancı lisan biliyor mu?” diye sormuştu, o ağabeyimiz; “Türkçe biliyor” demişti. Derinliğini varın düşünün bu beyanın. Herifler ‘uydurukçadan, kemalistçeden’ kafalarını kaldıramıyorlar ki bu sözü anlasınlar.

Gerçek tarihden ‘mahrumi’ biri de, Reisicumhurumuz ile çekilen fotoğrafta Üstadımız fesli olduğundan, kendince bir cevap vermek istemiş, hastanede kalpak giymiş. Yahu Üstadın kalpaklı fotoğrafı da var ‘mahrumi’. İşte bunlar ne yapacaklarını bilmeyen, anlamadan, kendilerince mana vererek tenkit ediyorlar. Hayır! Kendilerince tenkit ediyorlar, hakikatte iftira ve hakaret ediyorlar. “Hakaret yok, hakikat var” düsturundan habersizler bunlar. Sonra da ‘deli’ diye Üstadı yaftalıyorlar. Deli olan herkesi kendisi gibi görür, bunlar da mantıkla alakayı kestiler ya, deli oldular, etrafındakileri de deli zannediyorlar. Sade akıllı, mantıklı düşünen bunlar.

Bu mahut ‘münevver’ güruha tavsiyem; daha durun! Sizin hücumlarınızın biraz daha devam edecek, fakat millet hakikati görmeye başladı, siz de safha safha (‘sapa sapa’ değil ‘münevver’) görecek ve en sonunda fikir olarak kaybolacaksınız. Yani demek istediğim bunun ‘hezimet’ olan Lozan’ı var, İslam’ı temelinden yıkmaya yemin etmiş “Tahrifçilerin” yaptıklarının faş edilmesi var, Rıza Nur var, Latife hanım var.. var da var. BEKLEYİN GÖRÜN!

Not: Üstad Kadir Mısıroğlu’nun bazı takipçileri, Üstad taburcu olduktan sonra, A Haber’e verdiği mülakattaki fiziki halinden ve ses tonundan endişeye kapılmış. Endişeye mahal yok. Bende ilk seyrettiğimde hüzünlenmiştim fakat Üstadın bu halinin, aldığı ilaçlar neticesinde aksi tesir göstermesi suretiyledir diye hüsnü zanda bulunalım ve dua edelim. Şahsen, o kürsünün yeniden titreyeceğini, o titremeyle bardağın içindeki çay kaşığının sesini duyacağımı büyük bir umut ve heyecanla bekliyorum.

Allah cc Üstadımıza sıhhat ve afiyet dolu hayırlı, bereketli uzun ömürler ihsan eylesin. Başımızdan eksik etmesin. Yazımıza bize hayat düstur olan, Üstadımızın veciz bir sözüyle nihayet verelim;

“Söz, bizden sadır olsa da fail-i hakiki; Allahu Azimuşşan’dır.”

Ahmet Yusuf Öncel
Ahmet Yusuf Öncel[email protected]

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Önceki yazıyı okuyun:
Başbakan Yardımcısı Bozdağ: Salih Müslüm Çekya’da Yargı Önüne Çıkarılacak

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, PKK'nın Suriye'deki kolu PYD'nin eski eş başkanı Salih Müslüm'ün bugün Çekya'da yargı önüne çıkarılacağını bildirdi. Başbakan Yardımcısı...

Kapat